SON DAKİKA

Dikkat; kitabın ortasında neler yazıyor neler?...

Yazının Giriş Tarihi: 21.03.2025 15:26
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.03.2025 19:29

Şimdi artık kitabın tam da ortasından konuşma zamanı...
Birincisi;
Bu ülkede bir hukuk sistemi var...
Yargı var...
Ve Türkiye Cumhuriyeti, bir Hukuk Devletidir. Anayasamızın 9. Maddesi gayet açıktır...

Şöyle ki;

Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.

İlaveten;

Hukukun üstünlüğü esastır...

Ayrıca;

Kanunlar karşısında herkes eşittir.

Buraya kadar herşey çok net öyle değil mi ? Değerli okurlarım...

Herkes bilmelidir ki;

Hukuk devletinde, suç işlendiğine dair bir iddia varsa; savunmanın yapılacağı yer de tabii ki sokaklar değil yargı makamlarıdır.
Şimdi;
Bu hassas süreçte bilinçli bir Türk vatandaşı olarak herbirimiz bu olağanüstü gündemi sakin bir ruh haliyle tarafsızca gözlemlemek durumundayız...
Nasıl olsa hukuk sistemi devrede...
Ve eninde de sonunda da hak yerini bulacaktır .
İkincisi;
Bizim mahalle, yani medya ahalisi, yani gazeteci -yazar-TV moderatör ve spiker grubu...
Bizim görevimiz an be an yaşananları iddia boyutuyla altını bir kez daha kalın çizgilerle çiziyorum iddia olarak (Çünkü henüz soruşturma devam ediyor ve dikkat edin hukuk sisteminin akil kimlikleri dahi hep iddia unsuru üzerinden konuşuyor) en net ve yalın haliyle kamuoyuna aktarmaktır.
Şunu demek istiyorum değerli okurlarım;
Bizler herhangi bir mevzuda halkta algı oluşturma çabası içerisinde zinhar olamayız, olmamalıyız.
Biz vatandaşı doğru haberden haberdar etmek görevimizi tastamam yerine getirelim yeter...
Sokaklardaki gençlerimiz İvedikle bu eylemlerine son vermeli ve soruşturmalar üzerinde herhangi bir dezerfarmasyon yaşanmasının önüne geçilmelidir.
Kuşkusuz ki;

Sokak eylemlerinde özellikle gençlerin çoğunlukta olması ve polisle karşı karşıya gelmeleri çok üzücü ve de düşündürücüdür.

Bu arada;

Yaşanacak herhangi bir kriminal olay hepimizi derinden üzecektir.
İşte bu hassas süreçte medya temsilcileri ve gazeteciler öyle yada böyle yorum haber veya paylaşım yaparak tek bir gencimiz veyahut vatandaşımız üzerinde etki oluşturma ve algı çabası içinde asla olmamalıdır...
Bunun vebali büyüktür...

Bu tür algılar üzerinden tek bir insanımızın ya da polisimizin burnu kanasa sorumlusu medyanın taraflı tutum takınan kalemşörleri olur ki;
Ortaya geri dönüşü olmayan çok acı tablolar çıkar ve tüm ülke o olası hazin olaylara neden olanları binbir lanet ve beddualarla anar.
Böylesi vahim durumlara neden mi vurgu yaptım değerli okur?
Çünkü taraflı yorum ve algı çabaları halkı kin ve düşmanlığa açıkça tahriktir.
Zaten emniyet güçleri sadece sokaklarda değil sosyal medyada da tahrik suçu işleyen hesaplara müdahale edip, çok sayıda kişiyi şu dakika itibariyle gözaltına almıştır.
Kesinlikle çok yerinde bir hamle yapmıştır emniyet güçleri...


İnanın abartmıyorum;
Ortada son gelişmeleri AK Parti ve CHP arasında bir savaş başlamış gibi yazıp çizen ve 'Bu savaşı o parti başlatmıştır, diğer parti de karşılık vermektedir. Bunu hak ettiler' kabilinden yazan sözde gazeteci provokatörler varken ve onlar hadsiz ve hudutsuzca sosyal medyada adeta fink atarlarken tam da yapılması gereken yapılmaktadır.
Hatta ve hatta az bile yapılmaktadır o kalemşör
provokatörlere...
Aslında onların İtidal ortamına zarar verdikleri ve insanların soğukkanlılıkla süreci takibine engel oldukları için daha ağır cezalara çarptırılmaları kesinlikle farzdır.
Ne demek 'Türkiye'nin iktidar ve muhalet partileri arasında savaş var' diye fütursuzca yazıp çizmek.
Bu sadece Türkiye'nin böylesi hassas bir süreçten geçtiği ortamda 'ne ülke, ne millet, ne devlet' deyip önemsemeden sadece kendi reklamlarını yapma ve üç beş takipçi daha edinme çabasından başka bir şey değildir.
Ha.. Yeri gelmişken bunları yapan çakma gazetecilerden bazıları madalyonun diğer yüzünde kişisel hırsları ile hareket etmektedirler.
Soruşturmada adı geçen kişilere kişisel hırslarından ya da bu kişilere yakın olan diğer siyasilere düşmanlıklarından resmen sözkonusu kaos ortamından beslenip düşmanlıklarını kusma ve intikam alma derdiyle kolları sıvamış ve saldırmaya başlamışlardır.


Neymiş efendim!
Şu belediye onlarla çalışmamış...
Bu belediye bütçelerini kesmiş...

Ve fakat değerli okur biz gazeteciler medya kuruluşlarımızda faaliyet gösteren kimlikleriz. Herhangi bir yerel yönetimin maaşlı personeli değiliz ki...
Yani bizlerle toplumu bilgilendirmek amaçlı süreli çalışmalar üretmek yerel yönetimleri yönetenlerin tercihidir ve illa ki de bizlerle çalışma zorunlulukları asla ve kat-a yoktur. Bu tercihin olumsuz olması durumunda da bizlerin de 'Neden? Ya da nasıl yani?' Diyerek hesap sorma hakkı hiçbir şekilde yoktur...(Tabii ki niçin çalışmıyoruz tarzı iyi niyetle ilgililere sual edilebilir. Fakat sosyal medyadan sırf çalışma yapmadıkları için saldırır boyutta paylaşım etik değildir)
Siz anladınız şimdi beni... Öyle değil mi?
Bir de böylesi durumlarda yine hiç mi hiç hadleri olmadan bunu yapan yani 'Benimle calışmadın. Şimdi bak sana nasıl da çakıyorum' deyip ahkam kesen sözde gazetecilere destek olan siyasiler var...
Şimdi buradan o siyasilere seslenelim;
Bugün bu çirkeflik ve çirkinlikleri bir başka belediye başkanına yapan yarın size de yapar...
'Gün gelir devran döner... Bir bakmışsınız bu tip kalemşörlerle ters düşmüşsünüz ve o kişi size de mesnetsiz iftiralarla çakıyor'.
O zaman ne yapacaksınız ?
Gerçekten çok merak ediyorum...

Yine o zaman da ona meslektaşları destek olmadı ...'Nerede bu devlet..Nerede bu millet' diyerek malum sözde gazetecilere destek olmaya devam edecek misiniz?
Yoksa o zamana kadar verdiğiniz maddi manevi desteklerden dolayı kafanızı taşlara mı vuracaksınız...
Ben son şık derim de neyse....

Sadece siz değerli siyasetçilerimizi naçizane uyarmak istedim .
Yine de sizler daha iyisini bilirsiniz...diyeyim de kavga çıkmasın :)) ve de geçeyim üçüncü mühim mevzuya;
Hele hele süreç devam ederken sanki herşey olup bitmiş İstanbul'a kayyum atanmış gibi farz edip (Ki ola da bilir) yeni olası belediye başkanı konusunda AK Parti'nin akil kimliklerine ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a orada-burada sosyal medyada isim önermek, şu olsun bu olsun diyerek hadleri aşan tavsiyelerde bulunmak da çok çok garip değil mi?
Siz kim oluyorsunuz da iktidar partisinin iç işlerine karışıyorsunuz?
Yani bir nevi ayar verme gayretiyle dertleniyorsunuz ...

Hatırlatırım;
Siz siyasetçi ya da politikacı değilsiniz...
Siz toplumu doğru haberden bilgi sahibi yapmakla görevli gazetecilersiniz ...

Ama işte o kişiler bu mevzuda da kendilerini düşünüp bizzat yine kendilerine yakın buldukları siyasileri bir yerlere yakıştırma çabalarını son sürat sosyal medyada devreye sokmaktadırlar.

Ya ...çok değerli okur;
Kuşkusuz ki insan kendini düşünür, düşünür de söz konusu vatan-millet olduğunda da mı kişisel çıkarları üzerinden hareket eder?....
Rabbim ıslah etsin...Bir de selamet versin diyor ...
Bu hassas süreçte Türkiye'nin hayrına her bir gelişmeyi sekteye uğratacak herhangi bir olaydan imtina ile kaçınmanızı ve sosyal medya provokatörlerine karşı dikkatli olmanızı tavsiye ediyorum.
Yeni yazıya değin kalın sağlıcakla...

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Bursa 5n1k En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.